Ses Terapisi




Ses Hastalıkları

Hasta ses telleri

Ses kısıklıkları iki ana gruptan oluşur:

A- Fizyolojik Ses Kısıklıkları:

Laranjit, reflü, travmalar, tümörler, polipler...

1- Laranjit

a.Akut laranjit: Hızlı, ani ve şiddetli şekilde ortaya çıkar. Bakteriyel olabilir ve sıklıkla bir enfeksiyondan sonra meydana gelir. Oluşan ses kısıklıklarında ağrı ve öksürme varsa tedavi olunup dinlenmek ve buhar inhalasyonu yapmak gerekir. Bakteriyellerde, antibiyotik ve mukolitik (balgamı eriten) bir tedavi uygulanır

b.Kronik laranjit: Yavaş yavaş ortaya çıkar. Sigara, duman ve gazlara maruz kalanlarda görülür. Alerji ve reflüsü olanlarda, sesini kötü kullananlarda, alkol kullananlarda, sinüs problemleri olanlarda görülür. Reflüde mide asidi, kişi yatma pozisyonundayken yer çekimi nedeniyle boğaza gelir ve burayı tahriş eder. Sabah saatlerinde daha fazla hissedilir ve sonra azalır. Kişi, boğazında tıkanma veya bir madde varmış gibi hissettiğinden yakınır.

Ses teli nodülü sesini hatalı kullananlarda görülür. Bu hastalığa genellikle, şarkıcılar, politikacılar, öğrenciler, spikerler gibi, sesini profesyonel olarak kullananlarda daha sık rastlanır. Nodüller, ses tellerinin serbest kararında, titreşimin en yoğun olduğu bölgede travmaya bağlı gelişen iyi huylu şişliklerdir. Ses terapisi ile düzelir. Eğer büyümez ise cerrahi müdahaleye gerek yoktur.

2- Ses Telleri Polipleri:

Ses tellerinin üzerindeki iyi huylu tümörlerdir. Sigara ve alkol içenlerde ve erkeklerde sık rastlanır. Ses kısıklığı ve solunum problemi yaratır. Tedavisi, mikrolarengeal cerrahidir (klasik soğuk cerrahi, lazersiz ameliyat).

3- Reinke Ödemi:

Ses telleri mukozası (salgı üreten doku tabakası) altındaki boşlukta sıvı toplanması ile (sulu şişlik) karakterize edilebilir. Seste kalınlaşma, öksürük, boğaza yabancı cismin kaçma hissine neden olur; alerji, sigara, sinüzit, enfeksiyon vb. nedeniyle oluşur. Tedavisi, mikrolarengeal cerrahidir.

4- Sigara ve Kanser:

Kanserin gelişmesinin en önemli nedenlerinden biri de sigara kullanmaktır. Erkeklerde daha sık rastlanır. Kötü huylu tümörlerle meydana gelir.

B-Fonksiyonel Ses Kısıklıkları:

Devamı için Ses Metodu Cilt 1

Sesi Koruma Yöntemleri (Ses Metodu Cilt 1 Sayfa 14)

Sesi beslemeye ve geliştirmeye başlamadan önce onu tanımak ve koruyabilmek gerekir. Sesin yapısını, dikkatle ve özenle yaklaşmamız gereken yanlarını anlayamadan üzerinde doğru çalışmamız mümkün olmaz.

Sesi üreten unsurlar sağlam bir yapıya sahip olmazsa bir noktadan sonra uygulanmak istenen teknikleri kabul etmez, bunu yapabilmeye gücü yetmez. Elbette bu durum seste gelişmenin gerçekleşmesine de izin vermez.

Bazı insanlar seslerine gerektiği değeri vermedikleri zamanlarda “benim sesim güçlü, bana bir şey olmaz...” derler. Oysa sesimiz de verim almak istediğimiz her şey gibi çalıştırmamız, korumamız ve bakım yapmamız gereken bir şeydir. Tıpkı müzik enstrümanları gibi. Islak, çok soğuk ya da çok sıcak ortamlarda kalan enstrümanların bir süre sonra yapıları bozulur; doğru ve iyi ses vermemeye başlar, kullanılamaz hale gelirler.

Ses, aktif/profesyonel olarak kullanıldığı sürece bu durum devam ettirilmelidir.

Bir öğrenci/sanatçı sesini korumayı bilmezse bütün maddi ve manevi çabası boşa gidecektir. Bunları bilmediği ya da uygulamadığı zaman senelerce süren eğitimler dahi boşadır. Sigara içen ama ‘”hocam görmesin!” diyen öğrenci gerçekte kendi yeteneklerini ve değerlerini boşa harcıyordur.

Bu kitap içindeki öneriler müziği yalnızca bir eğlence olarak görenler için değildir. Kitaptan iyi bilgiler edinilebilir ama en önemlisi uygulamak zorunda olduğumuz şeylerin bilincine vararak ciddi bir çaba içinde olmaktır.

Hava Koşulları

Sanatçılar için bazı şehirlerde yaşamak çok tehlikeli olabilir. Örneğin; dünyanın en kirli havaya sahip şehirlerinden biri olan Tahran’da akciğerleri sağlam tutmak çok zordur. Çünkü bazen hava kirliliği oranı o kadar yükselir ki halkın dışarı çıkmaması önerilir.

Ani hava değişimlerinde yine tıpkı enstrümanlardaki gibi ses tellerinde de doğru ve iyi ses verebilmek güçleşir. Kasılıp gevşemeler ve buna bağlı olarak kayma ve çatlamalar oluşabilir. Hava koşullarının farklılaşması mevsim geçişlerinde ve coğrafya değişikliklerinde de yaşanır. Örneğin, biz kış mevsimini yaşarken konserimiz için Avustralya’ya gittiğimizde yaz mevsiminin yaşandığını gördük. Burada bir ses sanatçısı arkadaşım çok ciddi sorunlar yaşadı çünkü bu ülkedeki hava koşullarına dair hiçbir bilgi almamıştı. 17 saat uçak yolculuğundan sonra birden değişen hava hepimizi etkisi altına aldı. Polenlerden kaynaklanan alerjik sorunlar da oldu. Doktorlar yardımıyla bu sorunu çözdük.

Mevsim geçişlerinde seste çok değişkenlik gözlenir. Özellikle soğuk mevsimlerde sanki bir zil çalmış gibi öğrencilerim sıkça üşütürler. Hava koşullarının değişmesini beklerler.

Hiçbir zaman çok soğuk ve çok sıcak yerde çalışılmamalı ve şarkı söylenmemelidir.

Sakın üşütmeyin! Neden mi? Üşüttüğümüzde iki sorun yaşarız. Bunlardan birincisi sahneye çıkamadığımızda yaşayacağımız maddi ve manevi kayıptır. Bundan daha da önemlisi ise provaları kaçırmaktır. Tebriz’de şöyle denir; bir gün prova yapmadığında sesinin düştüğünü yalnız kendin bilirsin, ikinci gün evdekiler, üçüncü gün komşular, dördüncü gün mahalle, beşinci gün ise bütün şehir bilir...

Buzlu bir şeyler yiyip içmek ne derece zararlıysa çok sıcak bir ortamda teneffüs etmek ve şarkı söylemek de o derece zarar vericidir. Çünkü ince ve çok hassas olan ses telleri, nefes borusu ve gırtlak kasları bu sıcaktan hemen zarar görürler.

Sauna: Bir festivale gittiğimi hatırlıyorum. O şehirde bizi seven insanlardan biri bizi alıp evine götürdü. Akşam onun güzel evinde saunaya davetliydik. Ben ve diğer arkadaşlarım saunadayken ev sahipleri bir şarkı söylememizi istediler. Diğer sanatçı arkadaşlarım hemen okumaya başladılar ve birkaç parça söylediler. Sıra bana geldiğinde ben havuzun kenarını tercih edeceğimi söyledim. Ve ertesi gün festival sahnesinde arkadaşlarım benim saunada okumamamın nedenini keşfettiler çünkü çok kötü bir performans sundular. Bana niye söylemediğimi sordular. Halbuki onlara işaret etmiştim.

Devamı İçin Ses Metodu Cilt 1...

Top